Site ve Apartmanlarda Kedi-Köpek Beslenebilir mi?

Site ve apartmanlarda kedi ya da köpek beslemek tamamen yasak mı, yoksa belirli koşullarla mı mümkün? Yargıtay kararları, Kat Mülkiyeti Kanunu hükümleri ve yönetim planı uygulamaları ışığında, toplu yaşam alanlarında evcil hayvan beslemenin hukuki sınırlarını, uygulamadaki örneklerle birlikte inceliyoruz.
Yönetim Planının Rolü ve Önemi
Her apartman veya site, tapuda kayıtlı bir yönetim planı ile yönetilir. Bu belge, apartmandaki yaşamın çerçevesini çizen en önemli kaynaktır ve Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 28. maddesi uyarınca tüm kat maliklerini ve kiracıları bağlar. Yönetim planı, sadece aidat veya ortak alan kullanımı gibi konuları değil, aynı zamanda bağımsız bölümlerdeki kullanım sınırlarını da düzenler.
Örneğin, planın “kat malikleri kurulunun izni olmadıkça kedi, köpek, tavuk gibi hayvanlar beslenemez” şeklinde bir hüküm içermesi, bu yasağı binadaki herkes için geçerli kılar. Bu durumda, bireysel tercih ya da iyi niyetli davranış yönetim planının bağlayıcılığını ortadan kaldırmaz.
Yönetim planında yasaklayıcı hüküm bulunmuyorsa, o zaman evcil hayvan beslemek kural olarak serbesttir. Ancak bu serbestlik sınırsız değildir. Komşuluk hukuku ilkeleri gereği, başkalarının haklarını ihlal eden davranışlar (örneğin gürültü, koku, hijyen eksikliği gibi) engellenebilir.
Yargıtay’ın Görüşü: Yönetim Planı Belirleyicidir
Yargıtay kararlarında, yönetim planında açık yasak varsa evcil hayvan beslemenin hukuka aykırı olduğu istikrarlı biçimde vurgulanmaktadır. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından verilen “kedinin çıkarılması” kararı Yargıtay tarafından onanmış; böylece yönetim planında yasak varsa, rahatsızlık ispatına gerek kalmadan hayvanın çıkarılabileceği kabul edilmiştir.
Bu karar, özellikle çok katlı yapılarda ortak yaşamın düzenini korumak açısından emsal niteliğindedir. Mahkemeler, komşuluk ilişkilerinde “hoşgörü sınırını aşan” davranışların önlenmesi gerektiği görüşündedir. Evcil hayvan beslemek bir hak olsa da, bu hakkın toplu yaşamın gerektirdiği sınırlar içinde kullanılması esastır.
➤ Yönetim planında yasak yoksa, somut rahatsızlık aranır.
➤ Kurul kararı tek başına yasak oluşturmaz; plan değişikliği gerekir.
Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 33. Maddesi Ne Diyor?
Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 33. maddesi, apartman yaşamında doğan uyuşmazlıklarda izlenecek hukuki yolu belirler. Buna göre, bir kat maliki ya da yönetici, diğer maliklerin veya kiracıların davranışlarından kaynaklanan rahatsızlık durumlarında Sulh Hukuk Mahkemesi’ne başvurabilir.
Evcil hayvan beslenmesi yasağına rağmen bu kuralın ihlali söz konusuysa, mahkeme hayvanın çıkarılması için karar verebilir. Kararda genellikle davalıya 30 günlük bir süre tanınır. Süre sonunda ihlalin devam etmesi durumunda, yasal yaptırımlar devreye girer.
Ancak plan yasağı bulunmayan durumlarda mahkeme, sadece ciddi ve ispatlanabilir bir rahatsızlık varsa müdahale eder. Bu noktada bilirkişi raporları, gürültü ölçümleri veya alerjen tespitleri delil olarak değerlendirilir.
Malik ve Kiracılar İçin Pratik Yaklaşımlar
Apartman yaşamında çoğu sorun, erken bilgilendirme ve iletişimle çözülebilir. Yönetim planı açık bir yasak içeriyorsa, malik veya kiracı öncelikle yönetim kurulundan izin istemelidir. Yönetimin vereceği karar, ileride yaşanacak uyuşmazlıkların önüne geçer.
| Taraf | Sorumluluk | Uygulama Önerisi |
|---|---|---|
| Kat Maliki | Plan hükümlerine ve genel ahlak kurallarına uymak zorundadır. | Planı inceleyin, değişiklik gerekliyse 4/5 çoğunlukla toplantı düzenleyin. |
| Kiracı | Malikle birlikte plan hükümlerinden etkilenir. | Sözleşmede izin olsa bile plan yasağını dikkate alın; aksi halde tahliye riski doğar. |
| Yönetici | Planın uygulanmasından sorumludur. | Yazılı uyarı yapın, delil toplayın, gerekirse mahkemeye başvurun. |
Yönetim Planı Değişikliği Süreci
Yönetim planının değiştirilebilmesi için tüm maliklerin beşte dördünün (4/5) onayı gerekir. Bu oranın altında alınan kararlar geçerli sayılmaz. Toplantı tutanakları ve imzalar eksiksiz hazırlanmalı, karar metni tapu müdürlüğüne tescil edilmelidir.
Plan değişikliğinde dikkat edilmesi gereken en önemli unsur, ölçülülük ilkesidir. Tamamen yasaklayıcı bir hüküm yerine, “uygun koşullarda izin” yaklaşımı daha dengeli sonuç verir. Örneğin, evcil hayvanların yalnızca belirli metrekare üzerindeki dairelerde veya belirli sayıda tutulmasına izin verilmesi, toplu yaşamın huzurunu korur.
Sık Sorulan Sorular
Yönetim planında yasak varsa rahatsızlık ispatı gerekir mi?
Hayır. Plan yasağı varsa, rahatsızlık aranmaksızın mahkeme evcil hayvanın çıkarılmasına karar verebilir.
Plan yasağı yoksa tamamen serbest midir?
Hayır. Gürültü, koku, alerjen gibi unsurlarla ciddi rahatsızlık oluşuyorsa sınırlandırma mümkündür.
Kurul kararıyla yasak getirilebilir mi?
Hayır. Genel yasak sadece plan değişikliğiyle, 4/5 çoğunluk ve tapu tesciliyle getirilebilir.
Kiracının sözleşmesinde izin varsa?
Plan yasağı önceliklidir; kiracının sözleşmesi bu yasağı bertaraf etmez.
Plan değişikliğinde süreç nasıl işler?
Maliklerden yazılı onay alınır, karar tapuda tescil edilir. Tescil olmadan geçerli sayılmaz.
Değerlendirme ve Uzman Görüşü
Toplu yaşam alanlarında evcil hayvan besleme konusu, yalnızca bireysel tercih değil, toplumsal uyum meselesidir. Yargıtay kararları, yönetim planlarının önemini bir kez daha vurgulamaktadır. Bu nedenle, yönetim planı hazırlık veya revizyon sürecinde profesyonel destek almak hem yöneticiler hem de maliklerin yararınadır.
Site yöneticileri, evcil hayvan sahiplerini bilgilendiren duyurular yayınlamalı, ortak alanlarda düzen sağlanması için açık kurallar belirlemelidir. Hayvan sahipleri ise, hem komşuluk ilişkilerini hem de mevzuat sınırlarını dikkate alarak hareket etmelidir.
Sonuç olarak, yasaklayıcı plan hükümleri mevcutsa bunlara uymak zorunludur; ancak toplumsal bilinç ve iletişim sayesinde çoğu sorun yargıya taşınmadan çözülebilir. Saygı, ölçülülük ve bilinçli yönetim ilkeleri, apartman yaşamında hem insan hem hayvan dostu bir denge kurmanın anahtarıdır.